Rap

27 12 2007

Rap.
Ne rapçiyim ne de şair
Kalemimden dökülen sadece gönlümden geçenlerdir.
Gelecek satırlar neler neler saklayacak bir bilsem
Kalemim yüreğim yazmak istesede bir çare bulup engellesem.
Nedense kurduğum cümleler her zaman cesurdur
Bazen kendimde güç var his etsemde bazen feci şekilde ömrümü korkutur.

Bir kaç kelam etmek istiyorum
Doğru düzeni doğru kelimeleri bulamıyorum
Bu yüzden bu yazıyı size sunuyorum
Okuyun dinleyin yorumda bulunun.

Annem babam kardeşlerim
Ömrümü uğurlarında yıllarca katlettim
Dur dedikten sonra kendime yeni bir yol seçip koyuldum
Beni bende onları onlarda bulup yalancı gülleri soldurdum.
Yıllarca bir olan yolum nasıl oldu da hemencik ayrıldı
Her şeyin bir açıklaması var.. elbet bunun da olacaktı..

Bir kaç kelam etmek istiyorum
Doğru düzeni doğru kelimeleri bulamıyorum
Bu yüzden bu yazıyı size sunuyorum
Okuyun dinleyin yorumda bulunun.

Hayatımız için kurarız binbir hayal
Ne yapsam ne etsem n’olur ruhum benle kal
Tek emanetim tek gerçeğim kaybetmekle beraber bitişim.
Yalanlı gerçekli göz kamaştırıcı sözde zaferlerim
Elimde kalan hiç birşey. Ne nefret ne dünyalık dostluklar
Hayatım dediğimden kopmakta olan yürek.. yalancı sevdalar.

Bir kaç kelam etmek istiyorum
Doğru düzeni doğru kelimeleri bulamıyorum
Bu yüzden bu yazıyı size sunuyorum
Okuyun dinleyin yorumda bulunun.

Küçük çiğdem nerdedir bilen var mı?
Gidişine anlam verebilen olacak mı?
Masum bakışlar zaman gelince nefretle doldu
İnsanların yalancı hareketleri yareledi ruhuna pis koydu
Gitti ve giderken arkasına bile bakmadı
Çünki o yaşta yaşanabilecek en kötü anılar yaşanılmıştı..

Bir kaç kelam etmek istiyorum
Doğru düzeni doğru kelimeleri bulamıyorum
Bu yüzden bu yazıyı size sunuyorum
Okuyun dinleyin yorumda bulunun.

Varlıkta yokluk çektim
Bilinmeyen binbir türlü acılardan mertçe geçtim
Yazdım çizdim.. bilmediğim dillerde bile şarkılar ürettim
Tek ben bileyim tek ben anlayım yeter dedim.
Dünya’nın çivisi çıkmıştı ben bulamam diye ümit kestim.
Bir baktım çıkan dünya’nın çivisi değil.. imanımın direğiymiş öğretildim.

Bir kaç kelam etmek istiyorum
Doğru düzeni doğru kelimeleri bulamıyorum
Bu yüzden bu yazıyı size sunuyorum
Okuyun dinleyin yorumda bulunun.

Gözle gördüklerimi görmezden geldim
Taksam yürekte yorsam bitişime ramak kalırdı bildim
Bıraktım gözlerim puslansın bıraktım yaş döksün
Akan gidenler geri gelmez ve gidenlerle bende benliğimi toprağa gömdüm
Ardından yaş dökmedim. Acınacak haldeydi gidişine üzülmedim.
Nefsimi köreltmek için binbir kılınç kuşandım binbir girdaptan geçtim.

Bir kaç kelam etmek istiyorum
Doğru düzeni doğru kelimeleri bulamıyorum
Bu yüzden bu yazıyı size sunuyorum
Okuyun dinleyin yorumda bulunun.

Kullandığım kelimeler kifayetsiz..
Yalancı sözler yalancı gözler yalancı gönüller çaresiz.
Bilinen yalanlanan gerçekleri anlamak için çıktım yola
Dönmezsem anımsayanlar unutsun.. okunsun samimice bir Fatiha.
Yüzümde bir tebessüm oluşsun son anımda.
Artık benden buralara El’veda.





Yüreğim

27 12 2007

Ettiğin kelâmda anlam
Gün be gün tükettiğin zaman
teşkil etsem be yüreğim
ben bu cihanda daha ne isterim…

Irmağı boştan doluya çevirsen
Pişmanlıktan yaşlar döktürsen
döktürsen be yüreğim..
ben bu cihanda daha ne isterim…

Tebessümünde bir pâyem
Bir olsa Gayen Gayem
izin ver be yüreğim..
ben bu cihanda daha ne isterim…

Tuttuğun yolda yoldaş
Ettiğin duanda kardaş
olsam be yüreğim..
ben bu cihanda daha ne isterim…

Gönlünde bir sızı
Yüreğin kadar dolu Rab aşkı
beni bulsa be yüreğim..
ben bu cihanda daha ne isterim..

Öleyim öleyim yolunuzda
Gam yemem asla
nasip olsun inşAllah yüreğim..
ben iki cihanda da bir şey istemem..
isteyemem yüreğime benzettiğim..

‘sen Rabbime yakın kılan..
sen Candan öte Can..
bendime cihanda anlam katan..
beni bende anlayıp bana anlatan..
ettiğin kelama kurban..
yürüdüğün yoluna hayran..’

En derin minettârlığımla saygılar..
Baş belası öğrenciniz..





Heryer ışık gönüller karanlık.

27 12 2007

Heryer ışık gönüller karanlık
‘Hiç’ li sözcüklere anlam saklandı
Var mı özüne sadık, uyurken bile uyanık
Bu beden yandı yanacak, bu gözler kan çanağı…

Bir kervan geçiyor gören var mı?
Riyâkarlar sarmış ortalığı temizlik ne zaman
Yıllar geçse bu bedeni de bu aşk sarar mı?
Almış başını gidiyor yalan dolan…

Ölümlü türküler söylenir boşu boşuna
Derinden his etmeden Rabbimi
Elveda denilir mi toz pembe hayata
Oysa ölmeden çıkmış dünya’nın çivisi…

Her tarafta ‘derinden seven’ sevdalılar
Asırlar geçiyor kalan bir kaç anlatılan.
Bilinmeyen binbir yaşanmış anı, hatıralar
Var mı Sahibi TEK Sevgili yerine koyan, sevdalanan…

Off ‘geçen her gün ömürdendir’ diyen
Bilinen bilinmeyen ölümü beklerken pes edenler
Çaresiz ruhlar, kolayı seçip gidenlerden
İnsan bilmediğini özler, bilmediğini sever, seçer, gider..

Sanatlar Sanatını görmek ve savaşmak
Her tarafta yılan, düşman, kötülük ve namertlik
Pişmanlık boyun büker sökmeden şafak
En ‘gerçekçi’ kavram en ‘büyük’ yalan kardeşlik…

Zafer bilinen kayıplarda saklı vefasızlıklar
Akan kanlar durmayan yürek feryatları
Giden ardından dökülen onca yalancı yaşlar
Boş verilmiş dertler ararken TEK dermanı…

Yazılan çizilen samimi kelamsız cümleler
Resam bilir gerçek aşkı, şair tatmıştır en tatlı şarabı
Anlaşılmazlıkta sessiz öldürülür sanatkâr bilinenler
Her yazı her çizim anlatır O’nu, arar ebedi Sanatkârı..

‘Anlam saklanırken yazı içinde
Konu eksikliğinde bulmuştur yine Rabbini..
Yazı bulurken niye bulamaz gönlünde.
Tatmıştır şair ruhu en derin çaresizliği.. ‘