Can sıkıntısı

24 12 2007

nedendir anlamadım
canım sıkılıverdi
sözümü tamamlayamadım
düştü içime yarimin derdi

hasret kaldım
derin derin düşündüm
yine de kaldıramadım
derin kederlere düştüm

arada uzun yollar
virane günler
uzarda uzar, yar
bu yürek yine seni özler

artık sözlerde anlamsız
çünki derdimi anlatmaya yetmiyorlar
işte ha yokuz ha varız
hasret keder dert içinde yaşarız





Fitne fesat

24 12 2007

Fitne fesat çıkarandan uzak kıl ya Rabbim

Çok severim insanları Rabbim yarattığı için
Ama dedikoducu mahluklaradır nefretim
Hiç sevmedim sevemem sevmeyeceğim
Fitne fesat çıkarandan uzak kıl beni ya Rabbim

Ne deyim, sana havale ediyorum ya Rabbim
Bu dünyada değilse bile öbür dünyada çeksinler diye dua ederim
Çok çektiren çok çeker bunu da iyi bilirim
Ve fitne fesat dedikodu çıkaranlarda anlasın isterim

Ya Rabbim, tek dayanağım tek çaremsin
Böyle insanlar dünya üzerinden silinsin, soyları tükensin!!
Tükensin ki, herkes rahat içinde yaşayabilsin
Ve artık fitne fesat, dedikodu akıllardan silinsin

Ey pis fitneci, fesatçı, dedikoducu…

“Unutma sen fitne çıkartırsan başkası da senin hakkında çıkartır
Bilmem, buna çaren varmıdır? Bence yoktur! Olmasında !
Eden bulur, Rabbim haksızlığa izin vermez!
Ve elbet sende “yaptıklarım bana kardır” diye düşünme asla!
Çünki böyle olmadığı açıktır!!!!”

Insan olabilenlere selam
Insan olamayanlara selam vermem ve selamlarını da almam…





Dünden bugüne

24 12 2007

Dünden bugüne

Dertlerime deva olan Allah’a her an dua ettim
Dünden bugüne dünyam aynı kalsın istedim
Nerde eski günlerim, nerde o çocuksu gülüşlerim
Dünden bugüne dünya değişti bende değiştim

Sebebsizce ağlamalarım yeni dünya’nın eseri
Dünden bugüne beni benliğimden sildi
Bir sen vardın, vatan! seni de benden aldı gitti
Dünden bugüne artık kaderimde değişti

Dün gülüyorsam bugün ağlıyorum…
Dünden bugüne bende yanıyorum
Her an vatan hasretti çekiyorum!
Dünden bugüne benliğimi arıyorum

Dertler nedir, derdim. eskiden dert bilmezdim
Dünden bugüne bilmediğim tek dert vardı onu da çektim
Firar etti akıl, beden dayanırmı ah sevdiğim…
Dünden bugüne artıkça artı kederim…

Ne anlatsın sana beni bana seni…
Dünden bugüne biliyorum az buz seni
VATAN! uzak kaldım unutamam gurbet elde seni
Dünden bugüne atamdan bana geçti gurbettin derdi…

Dün gurbette gülüp oynarken
Dünden bugüne çilesini çeken yine ben
Çok var kavuşursun elbet diyen
Dünden bugüne kavuşamayan yine ben
Dünden bugüne hasret çeken yine ben…





Ben hala aynı ben

24 12 2007

Ben hala aynı ben

Yıllar geçti gidiyor, ben hala aynı ben
Aynı soruyu soran ve cevab arayan
Kitaplar bitirip bin bir kedere giren
Ama kendini dünyada bulamayan…

Kuran’dan parçalar okuyan,
Bazı zamanlar ağlayan, bazıları güllen
Vatan’dan başka yar tanımayan
Yalan dünya’yı aklından silmek isteyen…

Dünya denilen şey nedir hep soran
Cevabı Kuran’dadır bilen
Ama daha halen gerçekten kavrayamayan
Yine ben Yine ben Yine ben…

Firar etmek istesem yol bulamayan
Deva olmaz hiçbirşey dertlerine bunu bilen
Bazen bunu anlayıp ağlayan
Bazen ise herşeyi aklından silen…

“Benim ben evet ben FTakaVASE
Dertlerimle nacizane
Yazdıklarımı okuyup kederlenenlere
Selam ve sevgilerimle….”

25 Ocak 2006





Özlüyorum

24 12 2007

Özlüyorum yarım ıslak tozlu yolları
Çeşme başı suyun şarıl şarıl akışını
Köy çocuklarının gelişimizde meraklarını
Teyze eli öptüğümde içten sarılışlarını…

Özlüyorum aşılmaz denilen sıla yollarını
Italyan otobanını, yunan dağlarını
Birde küçük çocukların yolda ağlamalarını
Garip, ha birde birbirlerini kıskanmalarını…

Özlüyorum canım dediğim biricik dayımı
Çekyattan düzme yarım yatağımı
Annannemin kızıp bize bağırmasını
Acıktıgımda yemeğin taze taze kokmasını…

Özlüyorum tıka basa dolmuş arabamızı
Zara’nın cd’sinin 50’inci defa çalmasını
Sıcaktan terleyip gerçekten susamayı
Kimse görmesin diye içten ağlamayı…

Özlüyorum evet canan cananımı
Uğrunda ölmek isterim, akıtmak kanımı
Kim ister ki sevdasından uzak kalmayı
Özlüyorum evet özlüyorum can VATANI!





Dost bilemedim.

24 12 2007

Dost bilemedim

hep dosta güvendim
dostu dostan çok sevdim
çok yanlış gördüm
görmezlikten geldim…

derdimi kimseye demedim
güvenecek dost bilemedim
yüreğimi kendim ezdim
yüreğimde boğuldu dertlerim…

ben gerçek dost bilemedim
bildim dedim ezildim
artık dosta güvenemem
dosta dost diyemem…

kahpece vuruldu yüreğim
bildim boşa güvenmişim
her dost böyle değil bilirim
böyle olmayanı bulmaktır ümidim…

6 Aralık 2004





Aklım daima Irakta.

24 12 2007

Çocuklar ölüyor
Kürtler zulüm ediyor
Türkmen kardeşlerimiz ölüyor
Aklım daima Irakta

Gözümüz görüyor
Dilimiz söylüyor
Aklımız biliyor, elimiz işlemiyor
Aklım daima Irakta

Her taraftan bir bomba
Canlar yanıyor Irakta
Derdim dert mi bana
Aklım daima Irakta

Her taraftan bir bomba
Her taraftan bir dert daha
Nasıl yaşanır oralarda
Aklım daima Irakta

Kardeşlerimiz orada
Aklımız yanlarında
Birşeyler yapamasakta
Aklım daima Irakta

Türkülerde bile Irak var
Severiz onları canımız kadar
Kürtler hariç tabi yar
Aklım daima Irakta

Var mı buna çözüm
Çözüm müdür bunca ölüm
Reva mıdır bu zulüm
Aklım daima Irakta

Unutma can can olmayacak
Orda ölen olunca yaşanmayacak
Bir an dünyada insanlık kalmayacak
Şavaş sürdükçe Irakta…

3 Aralık 2004





Ben.

24 12 2007

bu bir şiir değil aslında, gariban bir yazı sadece

soğuk bir sabah heryer karanlık
sokaklarda tek bir varlık,
ben!

üşüyorum, titriyorum
azimliyim herşeye rağmen ilerliyorum
kemiklerim titrese bile…

niye?
hedefime varmak için
ideallerime gerçeklik katmak için…

soğuk sokaklarda yalnız başıma
düşüncelerim kafamda
ideallerim, ümitlerim yüreğimde…

göz yaşlarım gözüme dolar
yüreğimde binbir umut solar
ama yinede yetecek kadar ! umudum var!

geleceğimi kendim yaratmak için
kendim olabilmem için
kendimi ben diye sayabilmem için

yürüyorum soğukta
ve biliyorum yürüyeceğim daha yıllarca…

…. saygılarımla dostlar……
9 Kasım 2005





Garip

24 12 2007

kar yağdı dün ve bu sabah..
lapa lapa kar, yüreğime yağdı sanki..
soğuk sardı bedenimi, yüreğimi..
buz tutmadı yine kederlerim, ümitlerim, benliğim..

şimdi kar yağışına isyan mı ediyorum?
hayır! isyanım kendime, belki de kaderime
belki de seçtiğim şu gurbet yoluma..
virane günlerin geleceğini bile bile..

gözlerim yine doldu, niye ?
bi bilsem bi çözebilsem.. aniden
gelen bu duygu selerini..
çözebilsem kaderimin çizgisini…

kadere inanmam dedim bir süre..
sonra kaderimi kendim çizerim dedim,
doğru çiziyorum ama
her hüznümde kaderi suçluyorum yine…

oysa kendim çizmiştim kendim seçmiştim
hayatımdaki yolumu çizgimi…





Bir mısra

24 12 2007

minik bi sızı var içimde
bu dünya’dan öte
ufukta kaybolmaktan korkuyorum
toprak olmaktan öte…
damla damla biriken yağmur gibi
imanım dirilmekte…